14. Türkiye Eczacılık Kongresi Hakkında Odamız Görüş ve İzlenimleri

Değerli Meslektaşlarımız,

1-3 Kasım tarihlerinde Ankara'da gerçekleşen 14. Türkiye Eczacılık Kongresi hakkında kongrenin kapsamını ve odamızın görüş ve izlenimlerini aktarmak istiyoruz.

Üç gün süren kongre kapsamında her biri kendi alanında uzman kişilerin ve değerli bilim insanlarının katılımıyla çok sayıda oturum, panel ve çalıştayla beraber poster sunumları düzenlendi. Kamudan paydaşların da katılım gösterdiği kongrede, eczacılar, her sektörden katılımcıyla mesleki sorunların tartışıldığı, güncel meselelerin masaya yatırıldığı ve fikir alışverişinde bulunulan bir zeminde buluşma şansı yakalamış oldu. Mesleğimize dair çözüm bekleyen tüm meseleler ve gelecekte eczacılığı bekleyen olası sorunlar tek tek gözden geçirildi, acil çözüm bekleyen sorunların ise konunun muhataplarına doğrudan aktarımı sağlandı ve paydaşların ortak hareket etmeleri gereken noktalarda neler yapılabileceği üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapıldı. Bu anlamda bu gibi organizasyonların mesleğimize verdiği katkıyı önemsiyor; gelecekte de meslektaşlarımızın artan katılımıyla destekleneceğini umuyoruz.

Kongrenin birinci gününde açılış konuşmalarının ardından Latin Amerika'nın en önemli beş bilim insanından biri kabul edilen Küba Moleküler İmmünoloji Merkezi Direktörü Prof. Dr. Agustin Lage DAVİLA Küba sağlık sistemini, onkoloji alanında ve diğer alanlarda yaptıkları yerli ürün çalışmalarını anlattı. Son yıllarda özellikle kanser aşısı alanındaki çalışmalarıyla adını sıkça duyuran ülkede, aşı çalışmalarının nasıl başladığı, yerli ürünlerle halk sağlığının nasıl desteklendiği, kendi moleküllerini geliştirme süreçleri ve gelecek projelerinin neler olduğu konularında kapsamlı bir bilgilendirme yapıldı. Kişiye özel tedaviler konusunda hayli aydınlatıcı olan oturumla gelecekte biz eczacıları ne tür gelişmelerin beklediği konusunda fikir sahibi olduk.

Birinci gün öğleden sonra oturumunda 'Dünyada ve Türkiye'de Ekonomik Kriz' konusu ele alındı. Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu'nun değerlendirmeleriyle başlayan oturumda çeşitli sektörlerden değerli bilim insanları somut veriler doğrultusundaki ekonomik beklentilerini aktardılar. Yaşanan krizin sağlık sektörüne olası etkileri kapsamlı şekilde tartışıldı. Yoğun ilgi gören oturumda katılımcılar konuşmacıları büyük bir dikkatle takip ederek, soru cevaplarla fikir alışverişinde bulundular.

İkinci gün oturumunda yer alan 'İlacın Evrimi' konulu panelde ise 'İlacın Geçmişten Geleceğe Serüveni, Biyobenzer İlaçlar Biyoeşdeğer midir? ve 'Bitkiden İlaca' başlıkları ele alındı. Meslektaşlarımızın gelecek vizyonlarını belirlemede çok faydası olacağına inandığımız panel başarılı sunumlar eşliğinde tamamlandı. Eczacılıkta Çekirdek Eğitim Programı'nın konuşulduğu oturumu ise çeşitli fakültelerden yine çok değerli akademisyenler sundular.

Koruyucu sağlık hizmetlerinde eczacının rolünün konuşulduğu bir başka panelde, eczacıların sigara bıraktırmada, obezite ile mücadelede ve pediatri ve geriatride ilaç kullanımı konusunda yapabilecekleri anlatıldı.

Ulusal İlaç Politikası Nasıl Olmalı? başlıklı bir diğer panele Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Dr. Hakkı GÜRSÖZ, SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Dr. Mustafa ÖZDERYOL ve İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Başkanı Turgut TOKGÖZ katıldılar. Mesleğimize dair tüm sorunların şeffaflıkla tartışıldığı oturumda, ısı-nem ölçer uygulamasının iptal edileceği, zorunlu eczane tabelası uygulamasının ise ekonomik kriz göz önüne alınarak bir süre (üç yıl) erteleneceği doğrudan Kurum Başkanı tarafından dile getirildi.

'Son Gelişmeler Işığında İlaç ve Eczacılık Alanında Aktörler' konulu panelde katılımcıların sorusu üzerine Sgk Başkanı Dr. Mehmet Selim BAĞLI kriz nedeniyle eczane ödemelerinde herhangi bir aksaklık yaşanmayacağını, ödemelerin yine aynı şekilde 60 günde yapılacağını (burada kurum mevcut ödeme süresini 60 gün olarak kabul ediyor), eczacıların bu konuda endişelenmelerine gerek olmadığını net bir dille ifade ettiler. Eczanelerden ilaç temini aşamasında hasta beyanının esas alınması nedeniyle, sonradan yapılan kontrol ve sorgulamalarda eczacıların haksız bir takım cezalarla karşılaştığı konusundan haberdar olduklarını, bu konuda eczacıya yardımcı olmak istediklerini fakat çözüme dair herhangi bir yöntem bulamadıklarını dile getirdiler. Avuç içi cihazların veya benzeri bir uygulamanın hayata geçirilebileceği, konuyla ilgili uygun bir çözüm geliştireceklerini söylediler.

Katılımcılar aynı oturuma katılan Selçuk Ecza Yönetim Kurulu Başkanı Sonay GÜRGEN' e vadelerin geri çekilmesi konusunu ve açılış şartlarının değişip değişmediğini sordular. Kendisi ekonomik kriz nedeniyle vadelerin 90 güne çekildiğini, bunu yakın zamanda tüm depoların uygulamaya başlayacağını, bunun eczacıyı korumak adına, 2019'da alınacak ekonomik tedbirlere karşı bir ön hazırlık olduğunu belirttiler. Açılış şartlarında düşünülen belli bir miktarın peşin ödenmesi uygulamasından ise vazgeçildiğini beyan ettiler.

Piyasa yoku ilaçlarla ilgili soru üzerine Sgk yetkilileri, yerli ilacı desteklediklerini, yerli firmaların patentini aldıkları çok sayıda ilacın bundan böyle ülkemizde üretilmesini sağlamaya çalıştıklarını belirterek, bu çalışmaların önümüzdeki süreçte hız kazanacağını dile getirdiler. Teb Genel Sekreteri Arman ÜNEY ise ülkemizin sağlık alanındaki çalışmalarının üretime dönük olmasını desteklediklerini ve dışa bağımlı olmamak adına, yeni ve orijinal molekül çalışmalarını önemsediklerini, bu yeni teknolojilerin geliştirilebilmesini sağlamak içinse yeni mezun eczacıların yüksek lisans eğitimleri için yurtdışına gönderilecekleri bir Teb bursu fonladıklarını belirttiler. Birliğin bu adımının geleceğin eczacılarını yetiştirmek ve gerçek anlamda yerli üretimin desteklenmesinin sağlanması açısından çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

Eşzamanlı devam eden çalıştaylarda akademik sunumlarla güvenli ve akılcı ilaç kullanımı konusunda yeni yaklaşımlar görüşülerek, klinik eczacılık ve Rehber Eczanem Programı kapsamında eğitici eczacılarımıza eğitim veren Prof. Dr. Şule RABUŞ'un eşliğinde örnek vaka çözümlemeleri yapıldı. Kongrenin yedinci oturumunda ‘Bitkisel İlaçlar ve Eczacının Rolü’ konusu alanlarında uzman akademisyenlerce anlatıldı.

Kongrenin son günü ‘Yeni Eczacılık Hizmet Modeli ve Geleceğin Eczacılığı’ başlığında açılan panelle başladı. Mesleğimizin geleceği ve bizleri nelerin beklediği konuşulup tartışıldı. ‘Evde Bakım Hizmetlerinde Eczacının Rolü ve Kooperatifler’ yine aynı gün yapılan diğer oturumların konularıydı.

Üçüncü günün en dikkat çekici konu başlığı ise ‘Meslek Örgütlerinin Toplumsal Yaşamdaki Yeri ve Demokrasilerde Örgütlülük’ oldu. Oturum, Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Sinan ADIYAMAN, Türk Dişhekimleri Birliği Başkanı Dr. A. R. İlker CEBECİ, Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Av. Hüseyin ÖZBEK ve Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Erdoğan ÇOLAK’ın katılımlarıyla gerçekleşti. Türkiye’nin önde gelen meslek örgütlerinin temsilcileriyle yapılan panel yoğun katılımıyla ilgi çekerken, demokrasilerde örgütlülüğün önemi, meslek örgütlerinin demokrasi için vazgeçilmez unsurlar olduğu, sağlıkta şiddet yasası konuları konuşuldu. Yasanın yeterince caydırıcı olmadığı, cezaların yetersiz olduğu, hekimlerin, eczacıların ve tüm sağlık personelinin artan şiddet olaylarına maruz kaldığı vurgulandı. Yasanın yeniden düzenlenmesi gerektiği ve meslek örgütlerinin bunun için neler yaptıkları katılımcılarla paylaşıldı.

Kongrenin onuncu oturumunda kamudan çok sayıda önemli ismin katılımıyla medikal ürünler ve eczacılık hizmetleri ele alındı. Sgk ve Tıbbi Cihaz Sözleşme ve Uyg. Daire Başk. sözleşme şube müdürleri şeker ölçüm çubukları, iğne uçları, hasta alt bezleri vb. ürünlerdeki kurum ödemelerinin piyasa fiyatlarının çok altında olduğu konusundaki soruları yanıtladılar. Bu durumun bilgileri dahilinde olduğunu, Teb’nin konu hakkında kendilerine başvurduklarını fakat bunu ancak sözleşme yenileme sürecinde değerlendirebileceklerini bildirdiler. Kesintiler, bölgelerdeki yorum farklılıkları ve oluşan eczacı mağduriyetleri, medikal reçete sistemindeki aksaklıklar, yabancı uyruklu hastaların ödemeleri, yurtdışı ödemeler, cezai hükümler soru-cevaplarla müzakere edildi. Genel olarak oluşan kanı, Birliğin tüm sorunlardan kamuyu ve ilgili birimleri düzenli olarak haberdar ettiği, iletişimde herhangi bir aksaklık yaşanmadığı fakat kurumun tüm sistemin oturması için zaman talep ettiği yönündeydi. Eleştirileri genel olarak kamusal perspektifte değerlendiren paydaşlar, çözümler için görüşmelerin devam ettiğini dile getirdiler.

Kongrenin belki de en çok dikkat çeken oturumu ‘Şehir Hastaneleri’ projesinin tartışıldığı oturumdu. Alanında uzman çok değerli bilim insanlarının katıldığı panelde şehir hastaneleri ekonomik, mimari, sosyolojik, kültürel ve insan sağlığı açısından yaratacağı riskler bakımından değerlendirildi. Özellikle Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Kayıhan PALA’nın sunumu katılımcılardan hayli ilgi gördü. Kendisinin konuyla ilgili bir kitap yazmış olduğunu da hatırlatarak, bu konunun camiamızda fazlaca gündeme gelmemiş olmasına rağmen eczacıları her yönden etkileyeceğini ifade etmek isteriz. Fikir sahibi olmak isteyen meslektaşlarımıza bu kitabı okumalarını öneriyoruz.

Aynı oturumda, ilk şehir hastanelerinin açıldığı Adana ve Mersin illerinin Eczacı Odası Başkanlarının konuyla ilgili sunumları çok kapsamlı ve başarılıydı. Projenin eczacıları ve halk sağlığını ne yönde etkileyeceğini tüm yönleriyle anlattılar. Kendilerinin projeyi yakından takip ettikleri, hastane çevresinde açılması muhtemel eczaneler konusunda yasaya göre hareket edilmesi adına azami gayret gösterdikleri, hastane başhekimleriyle devamlı irtibat halinde olarak mevcut sorunları yerinden gözlemledikleri anlaşılmıştır. Kendilerine, eczacılık camiası için son derece önemli olan bu konuya gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkürü borç biliriz.

Oturumda söz alan bir diğer konuk Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan KARAKUŞ CANDAN, şehir hastanelerinin ve Türkiye’nin dünden bugüne şehir planlamacılığının ışığında yaptığı diğer hastane projelerinin kıyaslamalı sunumunu yaparak; projenin mimari açıdan da çok büyük riskler taşıdığını, Ankara’da yapımı süren iki şehir hastanesi ölçeğinde anlattılar. Bu mega projelerin, hastanelerin taşıması gereken özellikler bağlamında değerlendirildiğinde mimari dinamiklerle örtüşmediğini ve çok sorunlu olduğunu ifade ettiler.

Hayli yoğun bir programa ev sahipliği yapan kongrenin kısaca özetlediğimiz önemli konu başlıkları bunlardı. Odamız temsilcileri gün boyunca tüm panellere aralıksız katılım göstererek odamızı temsil ettiler. Yalnızca yöneticilerin değil tüm meslektaşlarımızın katılım göstermeleri gerektiğine inanarak, bu gibi mesleki kongrelerin eczacının vizyonunu geliştirmekteki önemini bir kez daha vurgulamak isteriz. Son olarak emeği geçen herkese Zonguldak Eczacı Odası olarak teşekkür eder, gelecek kongrelerde buluşmayı dileriz.

17. BÖLGE ZONGULDAK ECZACI ODASI